Çeviri

Histerizasyon/ Histerikleşme

Freud’un “geçmişin histerik ifşasındaki müphemliğe” ilişkin yorumlarından yola çıkan Lacan, histeriğin belleğindeki boşlukları, bilinçdışının -hakiki analitik çalışma esnasında yeniden keşfecek- tipik tezahürleri olarak yorumlamıştır (Lacan 1977e). Lacan’a göre, “bilinçdışı, somut söylemin… öznenin bilinçli söyleminin sürekliliğini yeniden tesis etmesi için onun kendisinin tasarrufunda olmayan kısmıdır.” ve psikanalizin amacı hastaya, bu “sansürlü bölümlerin” hakikatinin nerede gömülü olduğunu […]

Histerizasyon/ Histerikleşme Read More »

a8ddbcb7 7144 41b4 a810 ba513ca72027 1

Bilgiye yöneltilmiş talebi tatmin etmek erişilemez bir şeydir.

Colette Soler, Yeniden İcat Edilmiş Bilinçdışı adlı eserinde şöyle der: “Eklemli hakikat, kendisini yöneten gerçeği söylemekte güçsüzdür; hiçbir zaman sonuca varmaz ama ısrar eder. Onu bastırırsınız, geri döner; ağzını kapatırsınız, başka yerde konuşur. Ondan son sözü beklersiniz, ama o yarım söyler. Bununla birlikte, tekrar tekrar geri dönüşü, onu harekete geçiren adsız nedenin gerçeğine bir bakış

Bilgiye yöneltilmiş talebi tatmin etmek erişilemez bir şeydir. Read More »

DAYANILMAZ BÖLÜNME

Yazan: Paola Malquori   Lacan, Arzu ve Yorumu seminerinin 13 Mayıs 1959 tarihli oturumunda, analistin işlevi ve analizin anlamı üzerine düşünürken, sürekli diyalektik bir kayma içinde bulunan analitik hareket sorununu gündeme getirir.Bir klinik vakadan hareketle şu soru sorulabilir:Arzu, arzulayan özne ve çevresindeki dünya arasındaki ilişki nedir?Çünkü arzu, her şeyden önce bir düzensizlik olarak ortaya çıkar

DAYANILMAZ BÖLÜNME Read More »

KAYGI VE ARZU

Kaygı ve Arzu: Gerçeğe Açılan Bir Pencere Eva Orlando Çarp,Sonsuza dek çarp.Eşiğin aldatmacasına.Mühürlenmiş kapıya,Boş cümleye…Tutan elde,Orada olmayan bir eli tutan elde. -Yves Bonnefoy Giriş Arzunun paradoksu vardır. Bu paradoks, konuşan varlığı (parlêtre), arzu ile söz arasındaki uyumsuzlukla hesaplaşmaya, bununla baş etmenin bir yolunu bulmaya zorlar. Fakat aynı zamanda, Öteki’nin arzusunun bilmecesi karşısında ortaya çıkan kaygının

KAYGI VE ARZU Read More »

Arzu: Beklenene Karşı

La Bohème operasının dördüncü perdesinde Mimi ölmek üzeredir ve üşüdüğünü söyler: “Ellerim hiç ısınmayacak mı? Keşke bir kürk manşonum olsaydı…” Hemen ardından Musetta küpelerini çıkarır ve şöyle der: “Belki de bu, onun son arzusu.”Burada önemli olan yalnızca Mimi’nin ellerini ısıtmak değildir. Asıl önemli olan şey, ölmek üzere olan bir bedende hâlâ bir arzunun konuşuyor olmasıdır.Çünkü

Arzu: Beklenene Karşı Read More »

Dehşetten eşi görülmemiş arzuya: söyleme erişmek

Diğer söylemler arzunun paradokslarını taşıyamadıkları için evrensel bir bilgi içinde kapanış üretirler.Analitik söylem ise bunun tersine, olumsallık aracılığıyla, konuşan-varlığın tam olmayan hakikati yerine bir bilgi yazar.Freud’un hakikatle olan aşkına rağmen, Lacan’la birlikte şunu söyleyebiliriz:Psikanaliz, “cinsel ilişkinin olmadığını görmemek” üzerine kurulu doğru görüşe (orthodoxa) karşı, kipsel ve paradoksal bir doğru söyleyiş sunar.Çünkü evrensel bir doğru görüş

Dehşetten eşi görülmemiş arzuya: söyleme erişmek Read More »

Tatmin ve Antinomi

Psikanalizin başlangıcını konuşmak için veya özellikle arzuların neler olduğunu anlayabilmek için, bir analizin amacının ne olabileceği göze uydurmaması gerekir. Eğer Aristoteles’e düşüncelerini son belirli bir hareketin başlangıcında zaten mevcutsa, amacı da bize bir analizin başlangıcı veya başlangıçlarını nasıl ele alacağımızı konusunda rehberlik ettirmek olarak düşünebiliriz. Çünkü burada farklı aşamalarda birden fazla başlangıç söz konusu.Lacan 1964

Tatmin ve Antinomi Read More »

Bir başka bio-loji

Psikanaliz bağlamında Lacan’ın 1976’da kullandığı ‘aciliyet’ terimi, söylendiğinden fazlasını ima eder; kendi yankılarıyla konuşur. Bir bakıma başka ‘bio-loji’ dir. Terim yaşamı sürdürmeye yönelik tıbbı aciliyetler alanından ödünç alınmıştır; psikanalize taşındığında ise orada ‘hayati’ olanı gösterir. Psikanaliz, onu yapan kişi için hayati bir şeydir.  Tıpkı ‘bu hayati’ dediğimizde olduğu gibi. Bugün artık biliyoruz ki insan yaşamı,

Bir başka bio-loji Read More »

daniel cohn bendit, may 68, france most beautiful picture

Psikanaliz özgürleştirir mi?

Freud’dan beridir özgürlük konusu seçimleri ifade eder. Eylemler bilinçdışında ise neyi neye ödüyoruz dersek tek kelime ile özgürleşmek olur. Bir şeyden kurtulmak. Sıkıcı bir durumdan kurtulmak. Çünkü bu kurtulma terimi kölelikten kurtulma ile ilgili olandır. Aslında soru şu; acaba psikanalizle kölelikten kurtuluyor muyuz? Neyin köleliği; bilinçsiz olanın köleliği, fantezilerin köleliği hatta özne için fantezilerin kuklası

Psikanaliz özgürleştirir mi? Read More »

Img 0471 1

Psikanalist Ne Yanıtlar? Etik ve Klinik

  Sunum, talep ve… yanıt — Colette Soler Başlığımız “Psikanalist ne yanıtlar?” göründüğünden daha az sıradandır; çünkü “psikanalistler” değil de tekil olarak “psikanalist” denildiğinde şu şekilde okunmaya zorlanır: Psikanalist — eğer gerçekten psikanalistse — ne yanıtlar? Bu, bu pratiğin doğasına, amaçlarına ve uygun düşen eylemine dair etik bir sorudur. Başlığın örtük varsayımı şudur: bir psikanaliz,

Psikanalist Ne Yanıtlar? Etik ve Klinik Read More »